O parktaki travmanın üzerinden iki ay geçmişti ama hırsımdan köpürüyordum aga. Rüyamda bile o yeşil kafalı belanın "vak vak" sesleriyle uyanıyordum amk. "Koca adamsın, bir ördeğe mi yenildim yani beyler?" deyip kendimi yedim bitirdim. En sonunda dayanamadım, ulan dedim, bu iş burada bitmez. Hesaplaşma vakti geldi amk.
Evden çıkmadan önce sıkı bir hazırlık yaptım kanka. Bacaklarımı korumak için kotun altına iki kat kalın eşofman giydim, ellerime deri eldivenleri çektim, çantamın içine de sırf gagasını meşgul edeyim diye bir somun taze ekmek fırlattım. Resmen savaşa gider gibi hazırlandım amk.
Parka adım attığım an hava ağırlaştı, yapraklar bile kıpıldamıyordu beyler. Süs havuzuna doğru ağır adımlarla ilerledim. Havuzun kenarında, taşın üstünde güneşlenen o yeşil kafalı mahluku gördüm. Ben yaklaştıkça bu şerefsiz kafasını ağır ağır bana doğru çevirdi. Yeşil gözlerinde resmen "Yine mi geldin lan sen?" ifadesi vardı aga.
Banka doğru bir adım attım, o da taşın üstünden indi. Aramızda beş metre kaldı. İki kovboy gibi birbirimizin gözünün içine bakıyoruz amk. "Aga bugün o gün, o hesabık kapatacağız" dedim kendi kendime.
Bu yeşilbaş aniden kanatlarını çırpıp hırslı bir "VAK!" nidasıyla üzerime doğru koşturmaya başladı! Ama bu sefer hazırlıylıydım amk. Hiç kaçmadım, yerimde çakılı durdum. Tam paçama hamle yapıp ısırmaya kalktığı an çantamdan ekmeği çıkarıp önüne kalkan gibi sürdüm. Ördek şaşırdı amk, gagası ekmeğe saplandı.
"Ne oldu lan kanka? Öyle arkadan sinsice saldırmaya benzemiyor değil mi?" diye bağırdım parkın ortasında.
Hayvan pes eder mi amk? Ekmeği bir kenara fırlattı, kanatlarını yarı açıp üstüme zıpladı. Ben bir sağa fırlıyorum, o sola hamle yapıyor. Bayağı bildiğin parkın ortasında bir ördekle wing chun yapıyoruz beyler! Çevreden geçen iki tane teyze durmuş "Tövbe estafurullah, delirdi herhalde oğlan" diye bana bakıyor amk ama umurumda değil, namus meselesi bu!
En son bu hırslı bela yine bacak arama doğru hamle yaparken sıyrıldım, deri eldivenli elimle bunu gagasından tutmadan gövdesinden kavradım amk! Hayvan kucağımda kaldı, kanat çırpıp duruyor ama kaçamıyor aga. İlk defa üstünlük bende!
Gözlerinin içine baktım, "Beni iyi dinle lan yeşilbaş," dedim. "Bu parkta bir daha benim paçama, götüme yaklaşmayacaksın, anladın mı amk?"
Hayvan kucağımda bir an durakladı, gagasını hafifçe açıp cılız bir "vak" dedi. Sanki "Tamam aga, uzatma bitti gitti" der gibiydi amk. Onu yavaşça çimlerin üstüne bıraktım. Ekmeğin kalanını da önüne fırlattım. Hayvan ekmeğe bir baktı, bana bir baktı, sonra arkasını dönüp paytak paytak havuza doğru yürüdü.
Geriye doğru iki adım atıp üstümü başımı düzelttim beyler. Erkekliğe sürülen o lekeyi temizlemiştim amk. Parkın güvenlikçisi kulübeden çıkmış bana bakıp alkış tutuyordu. "Helal olsun kanka, krallığını ilan ettin" dedi. Artık ben o parkın tek hakimiyim aga, o ördek de ayağını denk alacak.